Sözlükte kuvvet, sağ taraf gibi anlamlara gelen yemin, dini bir kavran olarak, bir kimsenin Allah'ın adını anarak sözünü kuvvetlendirmesi demektedir."Vallahi,billahi,tallahi, Allah şahit, Allah hakkı için,Allah adına yemin ederim." gibi ifadeler böyledir. Bir kişi telaffuz etmediği sürece, sadece hayalinden geçirdiği şeylerle yemin etmiş olmaz.Aynı şekilde, günlük hayatta dil alışkanlığı sebebiyle söz arasında "vallahi" şeklinde söylenen sözlerle de bir kasıt bulunmadığı için kefaret gerekmez. Kur'an-ı Kerim'de, kayıtsız olarak ağzınızdan çıkıveren yeminlerden dolayı sorumlu tutulmayacağı bildirilmiştir(Bakara,2/225;Maide,5/89).Bununla birlikte,ağız alışkanlığı ile konuşurken ikide bir yemin edenlerin bu alışkanlıklarından vazgeçmek için çalışmaları gerekir. Yemin kefareti, on fakiri sabah akşam günde iki öğün doyurmak yahut bir fıtır sadakası miktarın az olmamak üzere bu yiyecek bedeli onlara vermektir.Buna gücü yetmeyen kimse ise, yemin kefareti olarak, ara vermeden üç gün oruç tutar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder